Ana Menü
· Ana Sayfa
· Haberler
· Makaleler
· Forum
· Resim Galerisi
· Dosyalar
· İncelemeler
· Web Linkleri
· İletişim
· Arama
Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 1
· En Yeni Üye: admin
Hoş Geldiniz
insan farkları
İnsanlar, doğdukları günden itibaren çevresini gözlemlerler. Bu bakış, insanın ileriki yıllarındaki yaşamını da oluşturacağı birçok davranışın altyapısını da oluşturur. Ancak ne var ki, insanların ileriki yaşlarda şekillendireceği huylar ve özellikler, sadece dış dünyanın etkisi ile oluşmaz.
İyi Bir Evlilik Nasıl Olmalı ? 2
İlk olarak şunu belirtmek gereklidir evlilik kurumu dünyadaki en değerli ve önemli kurumlardan birisidir çünkü ailenin temeli bu müessese ile atılır milletin ve devletin temeli,özü burada oluşturulur.

Ve hayatta alınması gereken eğitimin en önemli ve değerli kısmı da bu müessesede alınmaktadır.Ve ayrıca insanın hayatının önemli bir kısmını ve zamanını da oluşturmaktadır iş hayatıyla birlikte.İnsanın evinde,evliliğinde ve işinde mutlu olması hayatında da mutlu olmasına ,mutlu olmaması da hayatında da mutlu olmamasına sebep olmaktadır.

Oluşan evlilikle ve bu kurulan ailenin verdiği eğitimle o ailenin çocukları ve bu ülkenin geleceği olan gençleri şekillendirilmiş olur.Aile müessesi eğitimde okuldan daha önemli bir yer teşkil etmektedir çünkü bilişsel gelişimciler olsun,bilim adamları olsun hayatın ilk 6 senesinin insanın hayatının ve zihinsel gelişiminin ve ahlak gelişiminin de özünü oluşturduğunu ifade ettiklerine göre bu kurumun önemi daha iyi anlaşılır.

İnsan her yaşta çocuk gibidir. Başı daima sevgiden bir yastık arar.
Gerçek Sevgi, yayılan ışığa benzer.
Güneş gibi, iyiyi ve kötüyü, haklıyı ve haksızı ayırt etmeksizin aydınlatır.

İnsanlar tarih boyunca devamlı bir düzen arayışı içinde olmuşlardır.
Ancak, bir kısmının düzen dediği husus diğerleri için kargaşa olmuştur.
Bu, bugün de böyledir, yarın da böyle olacaktır.
Bu bakımdan birey olarak görevimiz, insanlara bir sistem dayatmayıp,
karşıt görüşlü insanlar arasında parelellikleri yakalamak,
ayrılıkçılğı arka plana atarak sevgi bağlarını güçlendirmektir.
Dünyanın değişen değerleri arasındaki değişmeyecek tek şey Sevgidir.

SEVGİ
Hep sözü edilen, aranan,anlatımı kolay gibi görünen fakat kavranması çok , ama pek zor bir kelime SEVGİ . Hele bunu tanımlamak, en yetenekli insanlar için bile çetin bir ceviz.
Sevgi, tüm inanç, felsefe ve dinler için temel amaç, insana, yaşama ve evrene anlam veren en üst duygu. Böylesine geniş kapsamlı bir şeyi insanlığın kavraması ve yaşaması çok zor fakat olanaksız değil. Dünyadaki tüm kitaplıkların yarısından çoğu bu konuyu işler. Sevgi insan yaşamında o kadar önemlidir ki, kendimizi, çevremizi ve ulusları tarafsız ve dikkatle gözlersek, yaşanan KAOS, yani kargaşanın temelinde sevgisizliğin ve sevgiyi kavrayamayışımızın yattığını görebiliriz.
Sayısız tanımları arasında diyebiliriz ki, “ Sevgi insanın tüm insanlarla ve doğayla olan bütünlüğün bilincidir. “ Bu bilince varan insan doğadaki her şeyle uyum içinde huzur duyar.
Mutlu evliliğin sırları
Mutlu bir evliliğin temelinde iletişime özen göstermek yatar. Peki bunu nasıl yapacağız?
Her ilişkide olduğu gibi evlilikte de süreklilik önemlidir. Sokaktan aldığınız bir çiçeği eve getirirsiniz birkaç gün sonra solar. Evliliği de iki insanın ortak aldığı bir çiçek gibi düşünün; bakımı yapılmaz ise solar gider, iki taraf da bu birlikteliği sürdürme isteği içinde olmalı ki, bu çiçeğin güneşini, gölgesini ayarlamalı suyunu vermeli ki, evlilik sürsün...

İyi Bir Evlilik Nasıl Olmalı ?
İlk olarak şunu belirtmek gereklidir evlilik kurumu dünyadaki en değerli ve önemli kurumlardan birisidir çünkü ailenin temeli bu müessese ile atılır milletin ve devletin temeli,özü burada oluşturulur.

Ve hayatta alınması gereken eğitimin en önemli ve değerli kısmı da bu müessesede alınmaktadır.Ve ayrıca insanın hayatının önemli bir kısmını ve zamanını da oluşturmaktadır iş hayatıyla birlikte.İnsanın evinde,evliliğinde ve işinde mutlu olması hayatında da mutlu olmasına ,mutlu olmaması da hayatında da mutlu olmamasına sebep olmaktadır.

BİR EVLİLİĞİN TEMELİ NASIL ATILIR
Bir evlilik nasıl olur ki? İki eş nasıl karar verirler bu işe bir ona bakmak lazım. Evlenmeden önce neler gelmeli iki çift arasında neler olmalı neler sağlanmış olmalıdır. Evlenecek olan çiftler her şeyden önce birbirlerini her anlamda kabul etmiş her şekilde koşulda seviyor olmalılardır.
Güven sonra da ardından hiç yer kaybetmeden güven geliyor. Güvenleri de birbirlerine tam olmalı. Güvenilmeyen bir eş ilerde evlilik kurulduğunda da sağlam yapıları atılmasına izin vermez. Her an birisi gelecek de yıkacak mı ya da her an biz kendi ellerimizle bunu yıkacak mıyız korkusu sizin mutlu bir evlilik yapmanıza izin vermeyecektir. Evliliğinizin temelini güvenle atacaksınız.
Sevginizle bezeyecek ve sadakatinizle süsleyeceksiniz. Her şeyinizi vereceksiniz tüm emeğinizi iliklerinize kadar ortaya koyacaksınız. Dürüst olacak yalan söylemeyecek sözünün eri olacaksınız. Büyük laflar etmeyip büyük sözler vermeyeceksiniz. Yüksek ses denen şeyi hiç anlamayacak birbirinize her zaman naif ses tonları ile nazik kibar olacaksınız. Tatlı şakalar yapacak tatlı anılar elde edeceksiniz
Tuhaflığımız
Çocukken hatırlıyorum da mahalleye yeni taşınmıştım. Kaldırımda oturup, top oyna...yan çocukları seyretmeye başladım. Sonra baktılar bende çocuğum, onlarda. Oyuna girdim galiba. Hemen arkadaş olduk. Şimdilerde böyle mi? Aynı yaştasın. Eee. İyi mi kötü mü? v.s.

Büyüdükçe herşey ne kadar çabuk değişiyor. Bu hayat denizinde yüzerken, pusulasını kaybetmiş ve yolunu şaşırmış insanoğlu. Sahil-i selamete çıkmak çok zor. Gözü umutla hep yunusları arıyor ama karşısına nedense hep köpekbalıkları çıkıyor. Hiç bir şey çocukluğumdaki gibi değil artık.

Çocukluğumuzda oyuncak arabayla mutlu olurduk. Şimdi gerçek arabamız oldu. Ama o kadarda mutlu değiliz. Belki gerçek mutluluk küçük bir çocuğun hayal dünyasında gizliydi. Belki de biz büyüdükçe hayallerimiz de büyüdü. Büyüdükçe mutluluğun tarifi mi değişti yoksa? Mutluluk denilen varlığı, nefsimizin doymak bilmeyen, ütopik ve devasa isteklerine mi hapsettik? Öyle ise kavramlar birbirine girmiş, demektir. Mükemmeli değil, mutluluğu arıyoruz. Birine ömür yetmeyebilir, diğerine içten sıcak bir gülümseme yetebilir.


Ey aşk, sanadır bu mektubum
Ey aşk! İnsanlığın varolduğu günden bu yana hep sen konuşuldun. Her şey senin uğruna oldu ve bitti bu hayatta. Kimine gül, kimine diken oldun. İnsanlara mutluluk dağıttın ama en çokta acı oldun. Sen nasıl bir şeysin aşk? Senin tarifin bile kütüphanelere sığmadı. Hala varlığı tartışılan bir şeysin. İnsan hep aşkına mektuplar yazarmış ama bu sefer bu mektup seninle benim aramda. Bu mektubu dikkatli oku aşk.

Kadının ve erkeğin gizli dünyaları
Bir ilişkiyi yürütmenin en kolay yolu, o ilişkiyi doğru okumaktan geçer. Bir ilişkiyi doğru okumanın ilk temeli de kendinizi tanımaktan geçer. Çünkü ortada bir referans noktası olmalı. Unutmayın bu referans noktası sizsiniz. Türkiye nüfus verilerine göre kadın ve erkek sayısı eşit durumda. Bugün burada ilişkiyi yürütmede erkeğin ve kadının bakış açısını eleştirisel yönleriyle inceleyeceğiz. Yalnız bu yazımda genelden bahsedeceğimiz için özel olarak herhangi bir şahsa münhasır yazı olarak düşünülmemelidir. Yazıyı okurken kendinizi yazılanların içinde değilde dışında tutarsanız, verilmesi gereken mesajı önyargısız olarak algılayabilirsiniz. Bu yüzden lütfen yazımdaki benzetmelere ve ifadelere gülümserken, aynı anda kendinizi düşünmeye sevk ederseniz sevinirim.


Neyi nerde arıyoruz !
Dünyaya geldiğimizden beri hayatımızın bütün evrelerinde aradığımız tek şey mutluluk ve huzurdur.

Çocukluğumuzda başlayan o oyuncaklar gençliğimizdeki o tozpembe hayaller, arzuladığımız tek şey huzur, nasıl bulacağız bu aradığımız şeyi?

Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın